TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 346.435
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 27.688
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 231
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 27.949

Tunç Soyer: Kılıçdaroğlu keşke aday olsa

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, Fatih Altaylı’nın Teke Tek programına konuk oldu ve merak edilen soruları yanıtlandırdı. Soyer, eşi Neptün Soyer ile ilgili iddialara yanıt verdi. Öte yandan Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olup olmaması ile ilgili “Keşke olsa” açıklamasında bulundu

Tunç Soyer: Kılıçdaroğlu keşke aday olsa

Fatih Altaylı, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer’i konuk etti. Tunç Soyer, Belediye Başkanlığına başladığından beri hangi icraatleri gerçekleştirdi canlı yayında anlattı.

Tunç Soyer, belediyenin bütçesinin yüzde 42’sinin yatırım olduğunu ve belediyenin kredi notunun oldukça yüksek olduğunu açıkladı.

Tunç Soyer’in açıklamalarından satır başları şöyle:

“Otobüs alımı ile ilgili önemli bir imza attık. 500 yeni otobüs alacağız demiştik, 450 tanesini tamamladık. Şuanda teslim edildi. Ayrıca 100 tane elektrikli otobüs alacağız. 2 adet feribot aldık. Bizim ulaşımı denize taşımamıza imkan verecek. Kent içindeki araç trafiğini azaltmış olacağız. Bisiklet yollarını artıyoruz. Aldığımızda bisiklet yolları 40 km idi şuan 87 km’ye çıkardık. 100’e tamamlayacağız. Ulaşım ile ilgili ağırlığı metroya vermek istiyoruz. Otobüs filomuzun üçte birini yeniledik. Kent içi trafiği denize aktararak hafifletmek istiyoruz. “

“Sabah 7 ile 17 arası ulaşımda herkese yüzde 50 indirim yapacağız. Toplu ulaşımda büyük bir sıkıntı var. Pandemi nedeniyle insanlar toplu taşımayı kullanmak istemiyor. Yüzde 50 bir düşüş var. Dezenfektan kullanımını artırdık, ücretsiz internet koyduk. Araçları yeniledik. Özel araçlara yönelim nedeniyle kent trafiğinde artış var. Kent kapasitesi kaldırmıyor. Kent içinde akıllı dokunuşlar yapmamız gerekiyor. Altın yolda şeriti değiştirdik mesela. Bizim İzmir Ulaşım Merkezi olağanüstü yüksek bir teknoloji kullanıyor. Trafiğin akışını denetlemek istiyoruz.”

“Su konusunda hiç rahat değiliz. Kuraklık büyük bir tehdit. Bizim coğrafyamız da iklim krizinden etkilenmeye başladı. İklim krizi çok büyük bir tehdit olarak hayatımızda olacak. Aydınlanma çağı insanı nasıl geleceğe hazırlamışsa, ekolojik denge de yeni bir çağın kapısını açıyor. Hazırlıklı olmamız lazım. Yeni bir perspektiften bakmalıyız. Ekonomi ile ekoloji arasındaki çatışmayı ortadan kaldırmalıyız. Türkiye’nin İklim ve Çevre Bakanlığına ihtiyacı var. Biz İklim ve Çevre Dairesi kurduk İzmir’de. Bunlarla yüzleşmeye başlayacağımızı biliyordum. Bu kuraklık çok ciddi bir tehdit. Tarımda planlama yok.”

“Bu sene yağmur var, kuraklık yok gibi bir durum değil. Geçen aylarda Ardahana gittik. Meralarda büyükbaş hayvancılığı yapılıyor. Meralar kuraklık nedeniyle tehdit altında. Biz hayvan yemlerini artırmıştık. Ardahan Belediyesi ile anlaşma yaptık. Biz sizden kavurma alacağız ve karşılığında yem vereceğiz. Oraya nakit vereceğimize buradan yem gönderdiğimizde hem buradaki üreticiye destek oluyoruz hem de oradakine. “

“İzmir Akdenizde gerçekten çok önemli bir liman kenti. İzmir Akdeniz çanağında ticaret hacminin yüzde 12’sini kapsıyor. İzmir farklı dinlerin bir arada yaşadığı bir demokrasi kentidir. Ne yazık ki 17. yüzyıldan itibaren ağırlığı biraz azalmış ve İzmir’de kan kaybetmiş. Biz Akdenizde bir iade-i itibar peşindeyiz. 9-11 Eylül tarihlerinde uluslararası bir kültür zirvesi yapılacak. Yerel yöneticiler, akademisyenler iklim değişikliği ve kültür ilişkisini, kültür diplomasisini tartışacaklar. Buradan ne çıkacak? İki sene boyunca İzmir’den çıkacak manifesto bütün dünyada konuşulacak. İzmir’in kabuğunu kırıp dünyaya entegre olması gerekiyor. Eğer dünya ile paylaşmıyorsanız liderliğe soyunamazsınız. “

“Kültür sanat meselesinde öne çıkmanın tek çıkış yolu dünya ile entegre olmaktır. 8 bin 500 yıllık kültürü dünya ile paylaşmak gerekiyor. Üç yeni müze projemiz var. Biri Kuvayı Milliye Müzesi, Doğa Tarihi Müzesi, Çağdaş Sanatlar Müzesi. İzmirlileri müzelerle buluşturacağız. İki sene içinde çok büyük sıkıntı yaşadı sanatçılar. Ama bunları aşacağız. Şehir Tiyatrosu kurduk. Sinema ofisi kurduk. Sinema sektörüne ev sahipliği yapıyoruz. 100. yıl marşı için bir yarışma açıyoruz. Beste ve şiir yaşıyoruz. Biz 90 yıldır 100. Yıl Marşını söylüyoruz. Yenisine ihtiyacımız var. “

“Çok zor korumak. Seneler öncesinde açık sınır politikası ile geldiler. Kabul edilebilir bir şey değil. Bir hazırlık yaparsınız, nerede yerleşecekler bunlar hiç düşünülmedi. Şimdi gitsinler deniyor. Ama nasıl gidecekler bir çalışma yok. Gelmelerinden ve gitmelerinden bizim bir sorumluluğumuz yok. Biz hizmet üretmekle yükümlüyüz. Biz hizmet üretmekle yükümlüyüz destek üretmekle değil. Sayın Genel Başkanımızın tespitine çok inanıyorum. Mutlaka gitmeleri gerek. Ama bu diplomasi ile çözülebilir. Mesele düzenin gelmesi, barışın sağlanması. İzmir’de 148 bin göçmen var. Kapıyı açan ve gönderilmesini sağlayamayan hükümettir. Eğer bu hizmeti vermezseniz potansiyel suçlu yetiştirirsiniz. Bizim duruşumuz bundan ibaret.”

“Bizim klişelerden kurtulmamız lazım. Ben İzmir’in dağını, taşını, çiçeğini korumaya, muhafaza etmeye çalışıyorum. Korumak ve gelecek nesillere biriktirdiğimiz kültürü aktarmak en kıymetli iş. Belediye başkanlarının işinin bu olduğunu düşünüyorum. İnsanın diğer canlılardan ayıran şey bu. Biz kültürümüzü aktararak neslimizi sürdürüyoruz. Moderniteyi sağlayacak olan şey doğal, kültürel zenginliği korumaktadır. Tabi yenilenme ihtiyacı var. “

“Bunu ilçe belediyelerimiz yapıyor. Her bir ilçe kendi ilçesindeki öğrencilere yönelik çalışmalar yapıyorlar. İzmir bir üniversite şehri olmalı. 200 bin civarında öğrencimiz var. Özellikle gençliğin, beyin göçünü durdurmamız lazım. Bütün üniversitelerimizle ortak bir çalışma yaptık. “Üniversite İzmir’de okunur” diye bir çalışma. Her biri birbirinden güzide üniversitelerimiz var. Bizden ne istiyorlarsa biz de onları yapmaya çalışıyoruz.”

“İzmir’de 104 kooperatif var, eşim KÖYKOP’un başkanı ve benden önce seçilmişti. Biz şirketlerden değil, kooperatiflerden ürün alıyoruz. 104 kooperatifin başında, KÖYKOP’un başında seçimle gelen ve iki senedir üst üste seçilen eşim var. Eşim ne maaş alır, ne huzur hakkı alır, gönüllü olarak çalışır. Beş kuruş karı yoktur. “

“Ben dostlarımızla beraber iktidara geleceğimizi düşünüyorum. Ben belediye başkanıyım. Benim partimin genel başkanı adaylık düşünürse keşke olsa derim. Genel başkanımızın kendi takdiridir. Keşke aday olsa.”

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL